Burası,
bir şeyleri aceleyle tüketmek için değil,
bir yerde biraz durmak isteyenler için.
Aramıza hoş geldin.
Düş Defteri,
benim zihnime açılan bir kapı.
Yazıya, düşünceye ve üretime
daha yumuşak bir yerden bakabildiğim bir alan.
Birlikte bakmak,
denemek, oyalanmak
ve bazen sadece aynı yerde durmak için.
Benim için yazmak,
tek başına bir sonuç değil;
hikâye anlatıcısının kendi sesini aradığı bir süreç.
Bir oyun gibi.
Kuralları her seferinde yeniden yazılabilen,
bazen yarım kalan,
bazen ciddiye alınmayan
ama insanı oyunun içinde tutan bir hâl.
Buradaki metinler,
benim oyun oynarken kullandığım araçlardan doğan denemeler.
Yan yana duruyorlar.
Aralarında biraz boşluk var.
Bu alan,
sadece yazanlar için değil.
Çizenler, düşünenler, üretenler,
elinde bir soru ya da bir sezgi taşıyan herkes için.
Üretim dediğimiz şey,
burada bir performans değil.
Bir temas biçimi.
Bir deneme.
Bir oyun.
Söyleşiler karşılaşma olarak burada duruyor.
Ajanda bu alanın taşınabilir hâli.
Kitaplar, zaman içinde derinleşmiş izler.
Her şey dönüp dolaşıp
aynı soruya geliyor:
Üretirken nasıl daha canlı kalabiliriz?
Defteri karıştırabilir,
bir süre oyalanabilir
ya da bu yolculuğu başkalarıyla birlikte sürdürmek istersen topluluğa katılabilirsin.
Aramıza hoş geldin.
ⓒ 2026 Ceyda Kafadar Tüm Hakları Saklıdır.